Olağan üstü
iddialar olağan üstü deliller gerektirir. Eğer kuran tanrı sözüyse bunun ispatı
olacak deliler gerekir. Kuranın mucizeleri değimiz deliller, kuranın tanrı sözü
olduğunun ispatıdır. Aslında mucize olmayan zorlama yorumlarla ortaya çıkanlar, kuranın gerçek mucizelerini gölgede bırakıyorlar ne yazık ki. Kişiler ortalarda
dolanan uydurma mucize iddialarının oluşturduğu dumandan gerçek mucizeleri de
göremiyorlar. Belki de mucizelerden kaçmak isteyenlere bu uydurma mucizeler bir
sığınma kapısı oluyordur kim bilir.
“Ve yeri de yumurta biçimine soktu (Naziat
Suresi, 30)” Bu ayet üzerinde biraz
konuşmak gerek. Yeryüzünün yumurta gibi yuvarlak olduğu kuranın vahyinden
yüzyıllar sonra keşfedilmiştir. Eski müfessirler yeryüzünün düz olduğunu zannediyorlardı.
Bu zanlarından dolayı “yumurta biçimine soktu” anlamına gelen DaHHA kelimesini
düzenledi, döşedi şeklinde yorumlamışlardır. Bizim çağdaş meal yazarlarımızda
kopyala yapıştır yaptıkları için bu hatayı sürdürmüşlerdir. Zaten mealleri
incelerseniz birbirlerini kopyaladıklarını çok açık bir şekilde görebilirsiniz.
Kuzey Afrika’da Arapça konuşan halk hala yumurta için dahhy kelimesini
kullanmaktadır.
“Gökleri
ve yeri gerçek ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine yuvarlar ve gündüzü de
gecenin üzerine yuvarlar. Güneşi ve ayı da emri altına sokmuş ve onların her
biri(dünya, güneş, ay) belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. Kesinlikle, O Üstündür,
Bağışlayandır.” (Zümer 5) Ayette geçen yuKaViRu kelimesi yuvarlamak, (yuvarlak
bir şeyi) sarmak dolamak anlamına gelir. Küre kelimesi de aynı kökten
türetilmektedir.
Ayetlerde görüldüğü gibi dünyanın yuvarlak olduğu, dünyanın yuvarlak
olduğuna şahit olan bizler için bir mucize olarak açığa çıkmıştır. Dünyanın
yuvarlak olduğundan bi haber olan insanlar için aklı aşan bu ayet, bizler için
artık bir mucize niteliğindedir.